St. Pierre Kilisesi

Hatay-Reyhanlı karayolu kenarında ve Habibi Neccar Dağı’nın kuzey eteklerinde yer alan Saint Pierre Kilisesinin dünyanın ilk mağara kilisesi olduğu ve Hz. İsa’nın dinine mensup olanlara yönelik olarak “Hristiyan” kelimesinin ilk kez bu kilisede telaffuz edildiği bilinmektedir. Zira Ömeroğlu (2006) Hristiyanlığın kutsal kitabı İncil’de “...ikisi bir yıl süreyle kilisede bir araya gelerek o büyük topluluğu öğrettiler. Öğrencilere ilk kez Antakya’da Hıristiyan adı verildi…” ifadelerinin yer aldığını belirtmektedir. Hz. İsa’nın ölümünden sonra onun havarilerinden biri olan Pierre’nin burada Hristiyanlığı yayma çabası kiliseyi önemli bir dini merkez haline getirmiş ve bu nedenle kiliseye Saint Pierre adı verilmiştir. Kilise, 1963 yılında Papa VI. Paulus tarafından hac yeri olarak ilan edilmiştir. Pierre, Hristiyanlığı yaymaya çalıştığı dönemlerde mağaranın gizli tünelinde öldürülmüştür (Baş, 2013). Saint Pierre’nin öldürüldüğü güne atfen her yıl 29 Haziran günü kilisede ayin düzenlenmektedir. Kilisenin doğusunda yürüme mesafesinde Cehennem Kayıkçısı Kharon adı ile bilinen taştan yapılmış bir kabartma heykel yer almaktadır. Sahillioğlu (1991) kabartma heykelin tarihi süreçte Antakya’yı vebayı karşı korumak için yapılmış bir tılsım olduğunu ifade etmektedir.

Mekân'a Dair

“Dağ tarafında bir kilise var. St. Pierre Kilisesi var; hac yapmaya geliyorlar ona. Mağaranın içinde gömülü. Önceden herkes giderdi. Şimdi paralı yaptılar herkes giremiyor. Ben çocukluğumda gittim oraya.” (Hezine Gençoğlu)

“Yukarıda kilise var, dünyada ilk kurulan kilise. Dünyadaki Hıristiyanlar ziyaret eder. Hac zamanı gelirler, burada haccını yapar öyle giderler.” (Hasan Kılınçoğlu)

“Dünyanın ilk mağara kilisesi, hacı olanların kilisesi, Saint-Pierre. Dünyadan 29 Haziran’da hacı olmaya geldiler buraya. Mağara kilisesi, dünyanın ilk mağara kilisesi.” (Gökhan Uzunparmak)