Sıcak Demircilik

Ham demir kiloyla fabrikalardan alıyoruz. Demir satan yerlerden. Onlarda Karabük’ten getiriyorlar. Demir satıcıları fabrikadan getiriyorlar. İmalata geçiyoruz. Parça halinde alınan demiri ateşin içerisine atıp kor haline getiriyoruz ısıtıp. Maşayla tutup ısıtıyoruz. Isıtıp dövüyoruz. Örsün üzerinde dövüp şekillendiriyoruz. En az 10 defa ocağa geçirip dövüyoruz. Önce kulpu yapılır, ön tarafı ağzı derken en az on defa ateşe girip çıkar. En son ağzını açıyoruz. ‘Ağzını açmak’ bilemek demek. Onun güzelce ağzını açıp biledikten sonra ona su veriyoruz. Tam bittiğinde ağzı körlenmemesi için su veriyoruz. Su ağzın bozulmaması için. Keskin kalsın diye. Çekiç ve balyozla şekil veriyoruz. Balyozla çekiçle ikisi bir arada. Önce balyozla düzeltiyoruz sonra çekiçle bölüm bölüm düzeltiyoruz. Burada yılların vermiş olduğu ustalık tecrübesi önemli. Dededen babaya babadan oğula üç kuşaktır yapıyoruz. Çok güzel çıkıyor. Müşteriler memnun kalıyorlar. Küçük yaşta 7 yaşında başladım. Her gün okula giderdim sabah. Öğleden sonra dükkâna giderdim. Dedemin dedesinden kalmış o örs, körük dört çocuk okuttu. Dedemden kalan dükkândı uzun çarşıdaki dükkân. Onlar da aynı ocağı körüğü kullandılar. Dükkândaki ocak, örs, körük hepsi dedemin dedesindendi. Örs, balyoz, çekiç, maşa, mengene, ocak, suyun konulduğu yer su teknesi. Ağızlarını iyi bileyince ağızlarına su vererek sertleştiriyoruz. Tezgâhta sergilenir yapılanlar. Duvara asarız. Tezgâhta sergileriz.  Mengene demirleri ona sıkıştırıp ağızlarını bilemek için. Onu tutmak için elinle tutamazsın. Mengeneyle tutup azını açarsın. Usta önce çekiçle vurarak balyozu vuracak olan kalfaya vuracağı yeri gösterir. Önce usta çekiçle vurur kalfa onu takip eder. Sonra ustanın vurduğu yere balyozla vurur. Son vuruşu usta yapar. En son benim elimde biter. Ağzını açtıktan sonra sulamaya geçiyoruz. Bu işlemden sonra ürün kullanılmaya hazır. En zor aşama ilk aşamadır. Kütüğü (demir parçasını) şekillendirmek. Demir ham haldeyken onu ısıtıp şekillendirmek en zor aşama. Her şey tecrübeye göre yapılıyor bir şeyi öğrendiğin zaman onun üzerine giderek daha da iyi şeyler öğreniyorsun. Bir keser yapmak bir oyuncak gibi oluyor artık. Yıllardır yaptığın için sana artık kolay geliyor. Kalıp yok. Göz kararı yapıyoruz. (Özkaya, Sıcak Demirci Ustası, Antakya).