Künefe

Antik Mısır’da avuç içinde şekillenen bizim mutfağımızdaki şehriyeye benzeyen ismi kat-a yapılırken Türkler Orta Asya’da peyniri ve yoğurdu mayalamayı biliyorlardı. Kat-a zaman içerisinde Akdeniz’in karşı kıyısına geçerek “kataif” ismini aldı. Orta Asya’dan Anadolu topraklarına giriş yapan Türkler yanlarında getirdikleri peynir mayalama kültürüyle bereketli Anadolu topraklarını tanıştırdı. Bu yolculuk nihayetinde kadayıfa dönüşen kat-a’nın Türklerin peyniriyle buluştuğu Antakya’da buluştu. 

Fakat Arap mutfağındaki sıcak yenilen tatlıların da etkisiyle Antakya’da künefe ismini aldı. Bu tatlı, farklı kültürlerin tatlı ve şerbet ilişkisi arasındaki etkileşimle birleşerek günümüzdeki haliyle bildiğimiz künefeye dönüştü. Künefe tatlısı, “iyi gün” tatlısıdır. Gruplar halinde, büyük kalabalıklar halinde, toplulukla beraber yenilen bir tatlıdır. Öyle ki geleneksel Antakya mutfağında künefenin basılması, tepsiye yerleştirilmesi işi evin hanımına aitken pişirme ve künefeyi çevirme (atma) işi erkeğe aittir. 

Sıcak şerbetle buluşan ve dövme bakır tepsilerde pişirilen künefe dilimlenerek servis edilmez. Bir sofrada herkes kendi çatal ya da kaşığıyla oturup topluca yer. Günümüz mutfağı ve gastronomi turizminin etkisiyle künefeci dükkanlarının açılmasına ve bir şehrin sembolü olan lezzetlere en güzel örneklerden birisi olan künefe tel kadayıf, tereyağı kelle peyniri (hafif ekşi tatlı) peynir ve sıcak şerbet içeriğiyle hazırlanır. Dingin ateşte pişmesi yaklaşık 40 dakika sürer. Şehrin coğrafi işaretli ürünlerinden birisidir. Fındık, fıstık, kaymak, dondurma ve benzeri hiçbir şeyle servis edilmez. Bu tatlının en büyük özelliği içinde barındırdığı peynirle ortaya çıkar. Sanayi tipi peynirlerden farklı tatta olan peynir piştiği yerden köprübaşına kadar süner. 

 

Gastronomiye Dair

“Tatlı türü çoktur burada. Kabak tatlısı, baklava, sütlaç, künefe var. Künefeyi köprüde yerdik. Orada künefeciler vardı. Künefeciler sıralıydı orada. Künefeyi yağda pişiriyorsun, siniye yağ sürüyorsun, künefeyi basıyorsun, arasına peynir koyuyorsun, bir daha üstüne künefe koyup pişiriyorsun daha sonra üstüne şerbet dökersin. Künefelik peynir alırız bunun için.” (Arzu Şebekoğlu)

“Özellikle her gece Köprübaşına gidip o künefeyi yememiz gerekiyor. Hatay Künefe, çok iyi yapar künefeyi. Aslında benim Hatay’ımda herkes çok güzel yapar künefeyi.” (Halime Tüylü)