"Bellek Antakya" Projesi Nedir?

Projenin Hareket Noktası

6 Şubat 2023 tarihli deprem, birçok yerleşim bölgesinde insanların hayatlarını kaybetmesine ve yaşam alanlarının ciddi bir şekilde tahrip olmasına yol açmıştır.

Hatay ili ve Antakya kent merkezi depremden son derece olumsuz etkilenen kentlerden birisidir. Afet sonrası su, beslenme, elektrik, ısınma gibi temel ihtiyaçların karşılanamaması nedeniyle binlerce insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Kenti terk edenlerin muhtelif yerlere motto olarak yazdıkları mesajlar sosyal ve kültürel antropolojinin bakış açısıyla okunduğunda anlamlıdır: “Hiç gitmedik ki, buradayız!”, “Geri döneceğiz Hatay”, “Seni yeniden ayağa kaldıracağız Hatay”, “7 kere yıkılmıştı, 8. kez yeniden kuracağız seni Hatay” ve benzeri yazıları kentin duvarlarında görmek mümkündür. Ayrıca bu yazılar sosyal medya kullanıcıları tarafından da çokça paylaşılmıştır.

Antakya’da yaşanan afet bireylerin kimi zaman bedensel uzuvları ve yakınları kimi zaman da evleri, kişisel eşyaları, yaşadıkları semtleri, komşuluk ilişkileri gibi birçok anlamda kayba neden olmuştur. Bu olaylar çok kısa bir sürede ve ani gelişmiştir. Tüm bu sayılan unsurların bir anda kaybı travmatik olaylardır. Tam da bu noktada bellek çalışmalarının birey ve genel olarak toplum için bir başka kazanımının da sağaltıcı işlevi olduğunu söyleyebiliriz.

Antakya’nın kültürel unsurlarının sunulduğu ve bu kültürel unsurların üretim aşamasında var olan kültürel eylemlerin aktörlerinin yer aldığı projenin sağaltıcı bir işlevi olması istenmektedir.

06 Şubat tarihli depremlerde önemli bir kayıp da mekân üzerinedir. Projenin bir başka amacı da etnografik görüşmelerden elde edilen bilgiler doğrultusunda “mekân” ve “bellek” ilişkisine bakmak ve kolektif Antakyalılık kimliğinin yansıtılmasıdır.

Kısacası, proje çalışmasının, yapılacak saha görüşmeleriyle söylemin sahada değişip dönüşmesine rağmen “Antakyalılık” kavramının yeniden üretimine katkı sağlaması beklenmektedir.

Projenin, kültürel mirasın korunması, Antakya içindeki farklı dinlerden ve etnisitelerden bireylerin çevrimiçi ortamda temsiliyeti ve birlikte yaşama kültürünün sonraki kuşaklara aktarımının yanı sıra Türkiye’nin bütünlüğü için de önem taşıdığı düşünülmektedir.

Antakya, Hıristiyan Araplar, Sünni Araplar, Alevi Araplar, Çerkesler, Türkler, Özbekler, Ermeniler, az sayıda Yahudiler gibi farklı dinlerden ve etnisitelerden insanların bir arada yaşadığı bir heterotopyadır. Farklı dinlerden, etnisitelerden insanlar birlikte yaşama kültürüne sahiptir. Antakya pek çok kez Türkiye için bir emsal teşkil etmektedir. Türkiye’deki farklı kültürel toplulukların uyum içerisinde bir arada yaşamalarının tesis edilmesi ve sürdürülebilirliği için Antakya kentinin tekrar eskisi gibi çok kültürlü ortamına kavuşması ve ülkenin geneline tekrar bu birlikteliğin mümkün olduğunu göstermesi beklenmektedir.

Araştırmanın Alanı ve Sınırı

Bu araştırmada “Antakya”, tarihi ve kültürel bir geçmişi barındıran bir coğrafyaya işaret etmektedir.

Proje Yürütücü Kurum

Proje Ortakları