Eski Antakya Evleri

Antakya’da mevcut olan en eski ev örnekleri 19. yüzyıla kadar uzanmaktadır (Temiz, 2002). Asi Nehri ile Habibi Neccar Dağı arasında yer alan Eski Antakya’nın dar, dolambaçlı ve çıkmaz sokaklarından oluşan organik dokusu içerisindeki geleneksel Antakya evleri plan ve mimari tarz bakımından geleneksel Türk evlerinin karakteristik özelliklerini taşımaktadır. İki katlı ve kiremit çatılı bu tarihi evler halk arasında Havuş adı verilen bir avluya sahiptir. İçe dönük bir yaşamı ortaya konan avlunun yanı sıra, ev kapılarının doğrudan sokağa açılmaması, kapı üzerinde demirden yapılmış tokmakların bulunması, ev kapılarının karşılıklı olarak birbirini görmemesi mahremiyet duygusunun etkilerini açıkça göstermektedir. Farklı sayıdaki odalar, kiler ve mutfak gibi bölümlerin yanı sıra, avluda yer alan portakal ve nar bahçeleri, kuyular ve kuş takaları geleneksel Antakya evlerinin temel bileşenlerini oluşturmaktadır. 20. yüzyılın sonlarına doğru tescillenerek koruma altına alınan tarihi evlerde 2000’li yıllardan itibaren fonksiyonel değişimler gerçekleşmeye başlamıştır. Eski Antakya evlerinin restorasyon işlemleri sonrasında koruma-kullanma kapsamında kafe, restoran, otel ve müzelere dönüştürülmesi turizmin gelişmesini teşvik etmiştir.

Mekân'a Dair

Saray Caddesi’ne gittiğin zaman, eski Antakya evlerini gezdiğin zaman direk içeri girdiğin zaman 1800’lü yıllarda hissediyordun kendini. O tarihi doku hala aynı, kokusu bile aynı. (Ali Çağlar)

Eski Antakya dediğimiz yer vardı. Yüz sene önce insanların yaşadığı, ara sokaklardaki Eski Antakya kültürü duruyordu. Oralara gittiğinde sanki seksen sene öncesinde olduğunu düşünüyorsun. O tarihin verdiği, o duvarların, dokuların verdiği görüntüden bunu rahatça hissedebiliyorduk. Eski Antakya evlerini çok beğenirim. Antakya’da ne arasan orada. (Sinan Açıkgöz)

Eski Antakya evleri, evlerin çoğu hatta tamamı tarihi eserdir. Çoğunda ya kafe vardır ya da yemek; tatlı yapılan yerler vardır. Aslında aktif bir şekilde kullanılan mekanlardır ama tarihi evler. Eski Antakya evleri olarak geçmesinin nedeni de zaten eskiden beri süregelmiş eski yapılardan olmasından dolayı. Baktığınızda o binanın yeni bir dönem binası, yeni bir mimari olmadığını zaten belli ediyor kendisini. Eski yapılaşma, tarihi bina, taşlarla örülü… ahşap da var ama tamamı değil, benim o söylediğim eski Antakya evleri, dar sokaklardan oluşan. Bir iki kişinin anca yan yana yürüyebileceği sokaklar da var tek kişinin yürüyebileceği sokaklar da var, kimsenin giremeyeceği sokaklar da vardı. Bayağı da çeşitliydi o konuda. (Sezai Duyan)

Eski Antakya evlerini size anlatsam da anlayamazsınız çünkü orası labirent gibiydi. Şu sokakların biraz daha daraltılmış halini düşün, araba geçmez oradan, çoğu sokaktan daha dardır, sadece bir motor geçebilir. Evlerin hepsi iki katlı, üç kat olanı da vardı, duvarlar taş duvar, tarih kokar orası. Antakya evlerinde bir huzur bulursun, nefes alırsın. Bir apartmandan inen bayan veya erkek için nefes alacak bir yerdi, toprak kokardı. Çoğu evlerimiz taş duvardır, avlusu vardır, bahçesi vardır, limon ağaçları vardır, portakal ağaçları vardır, büyük bir havuşumuz vardır. (Tolga Yılmazoğlu)

Eski Antakya evlerinin ara sokaklarında cadde yok. Dağ mahallesinin oralarda hiç yok. Oralara önceden eşekle, çöp toplamaya gelirlerdi biz küçüktük, araba yoktu. Eşeğin arkasına bir şey koyarlardı, belediyenin temizlikçisi eşekle o Dağ Mahallesi’ndeki çöpleri toplardı. O dönemleri biz hatırlarız, eşek gelirdi, insanlar çöpleri kaplarına koyardı, alır giderlerdi. (Ahmet Atılgan)

Eski Antakya evlerinin geneli Kurtuluş Caddesinde, onların havuşları olur böyle. Bir kapısı olur, kapıyı geçince de havuşu görürsün, çok güzel şeyler var. Odalarına girersin, hani yataklar için dolap yaptırırız ya onların duvarının içinde kendiliğinden vardır. Böyle her yerde gömme dolaplar vardır. Eski adamlar ona mahber derdi. Perde örterler önüne. Orası tam tarih kokar. Ben bir yerde duymuştum. Ev yapmak için kazmışlar orada bir yeri altın çıkmış. Oranın kapı kulpları da tarihidir. Onların da çok değişik anlamları varmış. Evde bekar kız var ya da o kapı kolunun duruş şeklinde o evde ne olduğunu anlayabiliyorsun. Kapılara da bir şeyler asarlarmış önceden. Burada bekar kız var, burada yas var, işte o kapılardan bilirdin ne olduğunu. (Aysun Boyar)

Eski Antakya evlerine giderdik, oralarda bir sürü kafe vardı. Eski Antakya sokaklarının dar sokaklarında böyle tatlı bir sürü mekân vardı. Akşamlarda da yemekli eğlenceler olurdu, onlara da ailecek giderdik. Öyle müzikli bir yerde yemek yer, müzik dinler geri dönerdik. Hafta sonları olsun boş vakitler olsun insanlar hep eski Antakya sokaklarına gidip eğlenir, geri dönerdi. İnsanlar gece yarısına kadar giderdi oralara, çok güvenli idi. (Cansu Abdullahoğlu)